Yunanistan sezona 4 €'dan giriyor: Akdeniz'de kıtlık yok, fiyat baskısı var
Ulusal Zeytinyağı Meslekler Arası Örgütü başkanı Manolis Giannoulis'e göre sezon kilo başına yaklaşık 4 €'dan açılacak. Akdeniz üretimi 3–3,2 milyon ton bekleniyor: rekor değil ama talebi karşılamaya yeterli. Piyasa sakin, alıcı az; maliyet ve Kuzey Afrika ithalatı baskıyı sürdürüyor.
Yunanistan'da yeni zeytinyağı sezonu, fiyatın yukarı değil aşağı baktığı bir tabloyla açılıyor. Ülkenin Ulusal Zeytinyağı Meslekler Arası Örgütü başkanı Manolis Giannoulis, sezonun kilo başına yaklaşık 4 € seviyesinden açılmasının beklendiğini söylüyor. Piyasa şu an sakin: alıcı az, iç tüketim düşük, dış talep zayıf.
Rakamlar
| Kalem | Değer |
|---|---|
| Akdeniz üretim beklentisi (yeni sezon) | 3,0–3,2 milyon ton |
| Yunanistan üretici fiyatı (bugün) | 4,00–4,50 €/kg |
| Sezon açılış beklentisi | ~4,00 €/kg |
| Yunanistan kişi başı tüketim | 9,7 kg |
| İspanya üretici fiyatı (30.08.2026) | 3,46 €/kg |
| Türkiye · Edremit tescili (25.08.2026) | 254,33 TL/kg |
Bolluk değil, yeterlilik
Fiyatı aşağı çeken şey rekor rekolte değil. Akdeniz'de yeni sezon üretimi 3 ila 3,2 milyon ton aralığında bekleniyor — bu bir patlama değil, ama talebi karşılamaya yetecek bir miktar. Piyasada fiyatı yukarı iten şey kıtlık beklentisidir; arz yeterli göründüğü anda o beklenti kayboluyor.

Yunanistan tarafında tablo bunun üstüne biniyor: alıcı sayısı sınırlı, işlem hacmi düşük. Üretici satmakta acele etmiyor, alıcı da almakta. Böyle dönemlerde açıklanan fiyat "piyasa fiyatı" değil, işlem görmemiş bir gösterge hâline gelir.
Sıkışma aynı yerde: maliyet
Fiyat baskısının diğer yarısı üretim tarafında. Hasat ve yetiştirme maliyetleri yüksek seyrediyor ve bu maliyet, zeytinciliğin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor. Tablo İspanya'daki ile aynı mantıkta: maliyet artarken fiyat düşüyor, aradaki fark üreticinin marjından karşılanıyor.
Aradaki fark şu: İspanya'da maliyet düzenli bir çalışmayla ölçülüyor ve kilo başına rakam açıklanıyor. Yunanistan tarafında tartışma "maliyetler yüksek" düzeyinde kalıyor; karşılaştırılabilir bir kilo maliyeti kamuya açık değil.
Beklemenin bedeli
Sakin piyasada üreticinin ilk refleksi beklemek olur: "fiyat toparlar, sonra satarım." Zeytinyağında bu beklemenin bir bedeli var ve bedel takvimle büyüyor.
Yağ, hasattan sonraki ilk aylarda en yüksek polifenol ve en taze aromayla satılır. Depoda geçen her ay serbest yağ asitliğini ve peroksit değerini yukarı, duyusal puanı aşağı iter — sıcaklık ve ışık kontrolü zayıfsa daha hızlı. Yani bekleyen parti aynı parti olarak kalmıyor; sınıf düşme riski taşıyor.
İkinci bedel takvimin kendisi. Ekimde yeni hasat başladığında bekletilen yağ, tazesiyle aynı rafta yarışır. Alıcı için "geçen sezon" ile "bu sezon" arasındaki fark yalnız etiket değil, fiyat pazarlığında kullanılan bir koz.
Bu yüzden sakin piyasa üreticiye görünenden dar bir pencere bırakıyor: beklemek serbest, ama bekleme süresi uzadıkça satış gücü artmıyor, azalıyor.
Kuzey Afrika baskısı
Üçüncü etken ithalat. Ucuz Tunus zeytinyağının Avrupa pazarındaki varlığı, Yunan üreticisinin şikâyet ettiği başlıklardan biri. Tunus'un ihracat hacmi ve ton başına gelirindeki düşüşü ayrıca yazmıştık: mesele Tunus'un pahalı satması değil, ucuz satmak zorunda kalması. O ucuzluk AB pazarında referans fiyatı aşağı çekiyor.
Endülüs kooperatiflerinin gümrüksüz kota ve dahilde işleme rejimi denetimi talebi de aynı halkanın parçası. Yani Atina'daki ve Cordoba'daki şikâyet aynı: iç maliyet artarken dış fiyat baskısı sürüyor.
9,7 kilo bile yetmiyor
Yunanistan'ın kişi başı zeytinyağı tüketimi 9,7 kg — dünyanın en yükseği. Buna rağmen iç talebin "düşük" olarak tarif edilmesi, bu tür bir pazarın bile fiyatı tek başına taşıyamayacağını gösteriyor. Zeytinyağında fiyatı belirleyen şey iç tüketimin büyüklüğü değil, ihracat talebiyle arzın oranı.
Bu, Türkiye için doğrudan bir ders. Türkiye'de zeytinyağı tüketimi büyük ölçüde üretim bölgeleriyle sınırlı; yapısal sorunlar yazımızda bunu iç pazarın dar kalması olarak ele almıştık. Yunanistan örneği, iç pazarı büyütmenin tek başına fiyat güvencesi olmadığını gösteriyor — ama tampon olduğu da açık: 9,7 kiloluk bir iç pazar, ihracat durduğunda ürünün gidecek bir yeri olması demek.
Türkiye'den bakınca
Fiyatlar şaşırtıcı derecede yakın. Edremit borsasında sızma tescili 254,33 TL/kg (25 Ağustos 2026); 4 Eylül Avrupa Merkez Bankası kuruyla (1 € = 56,2995 TL) yaklaşık 4,52 €/kg. Yunanistan'da bugünkü aralık 4,00–4,50 €. Yani iki ülkenin üreticisi euro cinsinden neredeyse aynı fiyatı görüyor; İspanya ise 3,46 € ile ikisinin de altında.
Bu yakınlık, ihracatta doğrudan rekabet demek. Aynı raf için yarışan iki ülkenin maliyet yapısı ve markalaşma düzeyi farklıysa, benzer üretici fiyatı benzer sonuç vermez.
İlgili yazıİtalya yeni sezona dolu depoyla giriyor: 195 bin ton stok, 260-290 bin ton rekolte beklentisiICQRF'nin Frantoio Italia verisine göre 30 Eylül 2026'da İtalya'nın depolarında 195.044 ton zeytinyağı vardı, bir yılda %46,7 fazla; İtalyan sızma stoku 82.195 …
İlgili yazıBursa'da 290 bin ton zeytin bekleniyor: yağlığa giden pay serinin en yükseğiGemlik Ziraat Odası'nın 19 Ekim'de paylaştığı komisyon tahminine göre Bursa'da bu sezon 290 bin ton zeytin bekleniyor: 165 bin ton sofralık, 125 bin ton yağlık,…
İlgili yazıTunus bankaları zeytinyağı sezonuna 3,3 milyar dinar açtı; 2027 bütçesi dökme ihracat resminden sektör fonu kuruyorTunus Bankacılık ve Finans Konseyi Başkanı Néji Ghandri'ye göre bankalar 2025/26 zeytinyağı sezonuna 30 Mart itibarıyla 3,2-3,3 milyar dinar kullandırdı; bir ön…Ne izlenecek
Ekim ayında açılacak ilk gerçek işlem fiyatı, 4 € beklentisini doğrulayacak ya da bozacak. İkinci gösterge, İspanya'nın rekoltesi: Akdeniz arzının 3,2 milyon tona mı yoksa altına mı oturacağını büyük ölçüde o belirleyecek. Üçüncüsü, AB'nin üçüncü ülke ithalatı denetimine dair atacağı adım.
Ziyaretçi başına tek oy; istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Puanlar gerçek okur oylarıdır — başlangıç puanı ya da varsayılan not verilmez.
✍️ Bu yazıyı kim hazırladı
Zeytin.NET Editör Masası tarafından hazırlandı. Sayfadaki rakamlar adı belirtilen kaynaklardan geliyor — TÜİK, Uluslararası Zeytin Konseyi, ticaret borsaları ve akademik çalışmalar — ve her sayfa kendi kaynağını yazar.
🫒 Bu yazı işine yaradıysa
Zeytin.NET tek kişilik emekle yürüyor ve reklam geliri dışında bağımsız. Sunucu ve veri maliyetlerine destek olabilirsin.
Hedef: 10 destekçi — sunucu ve alan adı maliyetini karşılamaya yeter.
İlgili içerikler
Yazı
İtalya üretim devinden ticaret merkezine: ürettiğinden fazlasını ihraç ediyor
İtalya 2024'te 248.000 ton zeytinyağı üretip dünyada beşinci sıraya geriledi, ama aynı yıl 344.000 ton ihraç ederek 3,09 milyar euro gelir elde etti. Ülke artık zeytinyağında bir üretim devinden çok, Akdeniz'den yağ alıp harmanlayan ve dünyaya satan bir ticaret merkezi.
Yazı
Tunus 368 bin ton zeytinyağı ihraç etti — ama ton başına geliri düştü
Tunus'un resmî tarım gözlemevi ONAGRI, 2025/26 sezonunun ilk dokuz ayında ihracatın hacimce %55,3, gelir olarak %44,4 arttığını açıkladı. İki oran arasındaki fark, ton başına gelirin yaklaşık %7 düştüğü anlamına geliyor.
Yazı
Portekiz 177 bin tona dönüyor: üretim %10 artarken tarım mazotu %60 zamlandı
Portekiz'in zeytin birliği Olivum 2026/27 sezonunda üretimin yaklaşık %10 artmasını bekliyor — 160 bin tondan iki yıl önceki 177 bin ton seviyesine dönüş. Aynı açıklamada tarım mazotunun %60 zamlandığı da yazıyor.
Yazı
"Adriyatik'in Mücevherleri": dört ülke hacimle değil kaliteyle yarışmak istiyor
Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Karadağ toplamda dünya zeytinyağı üretiminin %0,5'ini bile yapmıyor; ama NYIOOC'de Hırvatistan dünya ikincisi. Mostar'daki panelde ortak bir şemsiye marka önerildi: menşe kaybolmayacak, ortak kural şart.